Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye'de son dönemde yaşanan siyasi gelişmelerin ekonomik etkilerini yakından takip ettiğini belirterek, ülkenin uluslararası rezervleri ile makroekonomik politika yöneliminin kredi notu açısından belirleyici unsurlar olacağını vurguladı.

Fitch, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik hukuki süreçlerin ardından birçok kentte protesto gösterilerinin düzenlendiğini ve bunun finansal piyasalarda dalgalanmalara yol açtığını aktardı. Kurum, Türk lirasında değer kaybı baskılarının arttığını, devlet tahvili faizleri ve CDS primlerinde yukarı yönlü hareketlerin gözlendiğini bildirdi.

Raporda, Türkiye'nin brüt rezervlerinin 21 Mart itibarıyla 171,1 milyar dolardan 163,1 milyar dolara gerilediği kaydedilirken, Merkez Bankası’nın net döviz pozisyonundaki düşüşün 25 Mart’a kadar sürdüğü, ancak ardından kısmi bir toparlanma yaşandığı belirtildi.

Fitch, Türk yetkililerin, para politikasındaki sıkı duruşu ve maliye politikalarında beklenen uyum sürecini ön plana çıkararak piyasaları ikna etmeye çalıştığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da mevcut ekonomi programına desteğini yinelediği hatırlatıldı.

Kredi kuruluşu, Türkiye'nin uyguladığı mevcut ekonomi politikaları doğrultusunda – özellikle düşük cari açık, önceki dönemlere kıyasla daha güçlü rezerv tamponları ve Merkez Bankası'nın gerektiğinde para politikasını sıkılaştırma kapasitesiyle – mevcut finansal oynaklıkları yönetebilecek durumda olduğunu değerlendirdi.

Ancak Fitch, siyasi belirsizliklerin ne şekilde ve ne zaman giderileceğine dair net bir görünüm olmadığını, bu durumun uzun sürmesi halinde yatırımcı güvenini sarsabileceğini, piyasa dalgalanmalarının sıklaşabileceğini ve döviz rezervleri ile Türk lirası üzerinde kalıcı baskıların oluşabileceğini kaydetti. Ayrıca bu belirsizliklerin enflasyon beklentilerini bozabileceği ve dolarizasyonda artışa yol açabileceği uyarısında bulundu.

Kuruluş, 31 Ocak’ta yayımladığı son kredi değerlendirmesinde Türkiye'nin notunu “BB- / Durağan” olarak teyit ettiğini hatırlatırken, 2025 yılı itibarıyla dolardan çıkış hızının yavaşlayacağını öngördüklerini, bu durumun rezerv birikiminin doğrudan sermaye girişlerine bağlı hale geleceği anlamına geldiğini aktardı. Fitch’e göre liranın değer kaybının sürmesi, 2025 sonunda enflasyonun %25'e düşeceği yönündeki projeksiyonları için risk teşkil ediyor.